97 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete Tarihi: 13/05/1972
Resmi Gazete No:

 

87 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğine bağlı vergi cetvellerinin yanlış uygulanmakta olduğu ve bu hatalı uygulamanın bazı hallerde Hazine ve bazı hallerde mükellef aleyhine sonuçlar verdiği, Bakanlığımıza intikal eden bazı ihtilâflardan anlaşılmış, hatalı uygulamalara mahal verilmemek ve bu noktadan uygulamalarda birliği sağlamak amacıyla vergi cetvellerinin kullanılması sırasında göz önünde bulundurulması gereken hususların açıklanması zaruri görülmüştür.
I _ MUHTELİF ÜCRET ÖDEMELERİNDE :

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesinde, gelir, “Bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iradların sâfi tutarıdır.” şeklinde tarif olunmuş, 2. maddesinde de, gelire giren kazanç ve iratların, gelirin tesbitinde gerçek ve sâfi miktarları ile nazara alınacağı hükme bağlanmıştır.

İkinci maddenin bu âmir hükmü muvacehesinde, gelire dahil unsurlar arasında yer alan ücretin vergilendirilmesinde, prensip olarak, “Gerçek ve sâfi” miktar esasının kabul edildiğinde bir tereddüd varid olmamak gerekir.

Esasen, G. V. K. nun 63. maddesinin 1 inci fıkrasında, “Ücretin gerçek sâfi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.” denilmek suretiyle bir işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatlerin, topluca nazarı itibare alınacağı, açık ve kesin bir şekilde belirtilmiş, aynı kanunun 104 üncü maddesine 484 sayılı Kanunla eklenen son fıkrada yer alan “Aynı işveren tarafından, her ne nam ile olursa olsun, başka başka hizmetlerin karşılığını teşkil etmeksizin yapılan ödemeler, muhtelif ücret ödemesi sayılmaz” şeklindeki hükümle de, söz konusu toplu vergileme esası bir defa daha takviye ve teyid edilmiş bulunmaktadır.

Şunu belirtmek yerinde olurki bu kaide ve prensibin istisnasına, 104. maddeye yine 484 sayılı Kanunla eklenen “muhtelif ücret ödemesi”ne ilişkin fıkrada (sondan bir evvelki fıkra) rastlanılmaktadır. Bu fıkra hükmüne göre, muhtelif ücret ödemesi, ayrı ayrı işverenler tarafından yapılan ödemelerle aynı işveren tarafından başka başka hizmetler karşılığında yapılan ödemeleri ifade etmektedir.

Açıklanan bu durum muvacehesinde aynı işveren tarafından her ne nam altında olursa olsun, başka başka hizmetler karşılığı olmaksızın asıl ücrete bağlı olarak yapılan ödemelerin ve sair suretlerle sağlanan menfaatlerin (fazla mesai ücreti, iş güçlüğü, iş riski ve teminindeki güçlük zammı, serbest meslek, mühendislik, doktorluk ve ihtisas tazminatı temsil ve makam ödeneği, arazi şantiye, aelırlık ve seyyarlık zammı, mahrumiyet yeri ödeneği, âfet bölgelerinde çalışan personele yapılan ödemeler, sıkıyönetim süresince emniyet mensuplarına verilen farkla çalışma ücreti, göstergelere ilâve ek ücretler konut tedariki suretiyle sağlanan menfaatler, istisna dışında kalan giyim, kuşam, yemek ve yakacak bedelleri, Ramazan ayında oruç tutanlara ayrı ve para olarak yapılan ödemeler gibi), hizmet erbabının asıl ücretleriyle birleştirilerek vergilendirilmesi ve vergilerinin de asıl ücrete uygulanan vergi cetveli esas alınmak suretiyle hesaplanması icap eder. Asıl istihkak (ücret) ile buna bağlı olarak yapılan ek ödeme ve hesaplanma devrelerinin değişik olması durumu değiştirmez.

Şu kadar ki, ödemeleri başka şekil ve esaslara bağlı olan ve ödeniş gayeleri itibariyle farklı bir mahiyet arzeden; ek ders ücretleri, kıdem farkları, mahkeme kararına istinaden ödenen ilâve ücretler vekâlet ücreti hisseleri ile Devlet Personel Kanununa tâbi kuruluşlarda çalışanlara ödenen tam gün çalışma (full-time) ücretleri, ikramiye, prim ve temettüler asıl ücretlerden ayrı olarak, bunların hesaplanma ve ödeme devrelerinin gerektirdiği vergi cetveli üzerinden vergilendirileceklerdir.

Gerek asıl ücretlerle birleştirilecek ve gerekse asıl ücretlerden ayrı olarak vergilendirilecek ödemelerle ilgili birer örnek aşağıda açıklanmıştır.

A _ Aynı işveren tarafından asıl ücreti aylık olarak hesaplanıp ödenen bir hizmet erbabına, fazla mesai ücreti verilmekte ve bu fazla mesai ücreti, saat başına hesaplanıp gündelik olarak ödenmektedir. Bu takdirde. her iki ödeme (asıl ücret ve fazla mesai ücreti) ödeme ve hesaplanma devrelerine bakılmaksızın birleştirilecek ve vergi, toplam istihkak üzerinden asıl ücrete uygulanan 2 numaralı vergi cetveli esas alınmak ve hizmet erbabının medeni hâl ve aile durumu gözönünde bulundurulmak suretiyle hesaplanacaktır.

B _ İşveren tarafından hizmet erbabına yılda bir veya iki ikramiye verilmektedir. 19 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de belirtildiği gibi, devre tayin edilmeksizin ödenen söz konusu ikramiyeler, yıllık bir ücret ödemesi mahiyetinde olduğundan, müstakil bir ücret ödemesi sayılarak yıllık ücretlerin vergilendirilmesine ilişkin 1/2 numaralı cetvelin indirimsiz sütunundan vergilendirilecektir. Ancak, ikinci bir ikramiyenin ödenmesi halinde de, sonuncu ödeme, bir evvelki ödemeyle birleştirilerek toplam ikramiyenin yukarda belirtilen şekilde vergisi hesaplanacak ve bulunacak vergiden evvelce ilk ikramiye dolayısiyle ödenen vergi düşülmek suretiyle sonuncu ikramiyenin vergisi tesbit olunacaktır.

Bundan böyle, 89 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan bu konuya ilişkin açıklamalara itibar edilmiyerek; bu tebliğdeki esaslar dairesinde işlem yapılacaktır.

II _ BEYANNAME İLE BİLDİRİLEN GELİRLERDE :

Bilindiği üzere, mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları (Götürü usulde tespit edilen kazanç ve ücretler dahil) için 86 ve 87 nci madde hükümleri saklı kalmak kaydiyle yıllık beyanname vererek bu kazanç ve iratlarını yıllık beyannamelerinde toplamakta ve vergileri de beyannamede bildiriler toplam gelir üzerinden hesaplânmaktadır.

Beyan olunan gelirlerin, hem ücret ve hem de ücret dışında kalan muhtelif kazanç ve iradlardân oluşması halinde, bu gelirlere ait vergilerin hesaplanmasında kullanılacak vergi cetvelleri, örnekler verilmek suretiyle aşağıda açıklanmıştır.

A _ Beyan Edilen Gelirin Ücret Dışındaki Kazanç ve İratlardan Oluşması :

Evli ve iki çocuklu bir mükellefin beyannamede bildirdiği gelir, ücret dışında muhtelif kaynaklardan hâsıl olan kazanç ve iradlardan oluşmaktadır. Beyan edilen sâfi gelirin 1.000.500 liradan az olması halinde, 1/1 numaralı vergi cetveline bakılacak ve bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa mükellefin medenî hâl ve aile durumuna göre isabet eden vergi bulunacaktır. Beyan edilen safi gelir, 1.000.500 liradan fazla olduğu takdirde, bu gelirin tamamına % 60 nispeti uygulanmak suretiyle hesaplanacak indirimsiz vergiden, mükellefin medeni hâl ve aile durumunun (evli iki çocuklu) gerektirdiği indirim haddine (4.320 lira) ait indirimsiz vergi (520 lira) düşülerek mükellefin ödeyeceği vergi tespit olunacaktır.

B _ Beyan Edilen Gelirin Hem Ücret Ve Hemde Ücret Dışındaki Kazanç ve İratlardan Oluşması :

Evli ve iki çocuklu bir aile reisi tarafından beyan edilen gelirler, hem gerçek usulde vergiye tabi ücret ve hem de bu ücret dışında kalan diğer kazanç ve iradlardan terekküp etmektedir.

Beyan edilen toplam sâfi gelirin 100.250 liradan az olması halinde 1/2 numaralı vergi cetveline bakılacak ve bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa mükellefin hal ve aile durumuna göre isabet eden vergi bulunacaktır. Şayet; beyan edilen toplam sâfi gelir, 100.250 liradan fazla ise 1/1 numaralı vergi cetveline bakılacak ve bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa isabet eden indirimsiz vergi bulunacak, bu vergiden, mükellefin medenî hâl ve aile durumunun gerektirdiği indirim hâddi ile özel indirime (6.120 lira) ait indirimsiz vergi (845 lira) düşülmek suretiyle mükellefin ödeyeceği vergi hesaplanacaktır.

Aile reisi tarafından beyan edilen bu gelirler arasında, eşinin ve çocuklarının da gerçek usulde vergiye tabi ücretleri bulunduğu takdirde, yukarda helirtilen şekilde hesaplanan vergiden, eş ve çocukların ücretlerine ait özel indirimin vergisi (178 lira) her biri için ayrı ayrı düşülecektir.

Şu kadar ki, mükellefin ödiyeceği verginin hesabında, yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergilerin nazara alınacağı tabiidir.

C _ Beyan Edilen Ücretin Kıst Bir Devreye İnhisar Etmesi :

Yukarda esas alınan mükellefin beyan ettiği gelirler arasında gösterdiği gerçek usulde vergiye tabi ücreti, bilfarz üç aylık bir devreye inhisar ettiği takdirde, beyan olunan toplam sâfi gelirin 100.250 lirayı aşıp aşmadığına bakılmaksızın 1/1 numaralı vergi cetveline bakılacak, bu gelire tekabül eden ortalama meblâağa medenî hâl ve aile durumuna göre isabet eden vergi bulunduktan sonra, bu vergiden üç aylık ücrete ait özel indirimin (150X3=450 lira) indirimsiz vergisi (44 lira) düşülmek suretiyle mükellefin ödiyeceği vergi tespit olunacaktır.

Bilgi edinilmesi ve gereğince işlem ifası önemle rica olunur.