Yurtdışından Türkiye'ye yapılan taşımacılık işlerine aracılık hizmeti verilmesi karşılığında yapılan ödemelerin vergi mevzuatları yönünden değerlendir

muhasebe

Administrator
Yönetici
Yurtdışından Türkiye'ye yapılan taşımacılık işlerine aracılık hizmeti verilmesi karşılığında yapılan ödemelerin vergi mevzuatları yönünden değerlendirilmesi

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı
:​
39044742-130-401025
09.06.2020​
Konu
:​
Yurtdışından Türkiye'ye yapılan taşımacılık işlerine aracılık hizmeti verilmesi karşılığında yapılan ödemelerin vergi mevzuatları yönünden değerlendirilmesi

İlgi
:​


İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; taşımacılık faaliyetinde bulunan şirketinizin yurtdışından Türkiye'ye yapılan taşımacılık işlerine aracılık ettiği, Türkiye'deki bir firmaya verilen aracılık hizmeti dolayısıyla fatura düzenlediği, ayrıca yurtdışından Türkiye'ye yapılan nakliye işinin yabancı uyruklu tır şöförü tarafından yapıldığı ve tır şöförüne ödemenin şirket tarafından gerçekleştirildiği ancak ödeme karşılığında şirkete fatura verilmediği belirtilerek, söz konusu faaliyet karşılığında ödenen bedellerin gider olarak yazılabilmesi için hangi belgelerin tevsik edici belge olarak dikkate alınması gerektiği ve KDV yönünden faturaların Türkiye'deki firmaya yurtdışı nakliye olduğu için KDV'siz mi düzenleneceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.



KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup, kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesindeki giderlerin indirim konusu yapılması mümkündür.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
"

hükümlerine yer verilmiştir.

Ayrıca, ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası geçerli olup, bir giderin safı kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması, kazancın elde edilmesine yönelik olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması ve yasal kayıtlarda izlenmesi, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz tarafından aracılık hizmeti faaliyetlerinize ilişkin olarak yapılan harcamaların, Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince tevsik edici belgeler ile belgelendirilmesi kaydıyla, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi mümkündür.



VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu kayıtların esas itibariyle Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen belgelerden biri ile tevsik edilmesi zorunludur.

Diğer taraftan, 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler" başlıklı (B) bölümünde, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri gider olarak defterlerine kaydedebildikleri belirtilerek, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükelleflerin, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında gösterecekleri; ancak, inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükelleflerin bu belgelerini tercüme ettirmek zorunda oldukları açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu itibarla mükelleflerin yurt dışından alacakları nakliye hizmetine ilişkin tutarların işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi için Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmekte olup, aksi durumda gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi, ancak yurt dışından alınan belgenin ilgili ülke mevzuatı çerçevesinde geçerli bir belge olması halinde mümkün bulunmaktadır.



KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

-1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

-14/1 inci maddesinde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden istisna olduğu,

hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, uluslararası taşımacılık istisnasına yönelik açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin "II/C. Transit ve Türkiye ile Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna" başlıklı bölümünde;



"... İstisna kapsamına;

-Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren,

-Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren,



-Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren, taşıma işleri girmektedir.



İstisna kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV ye tabidir."


açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre; KDV Kanununun 14 üncü maddesi kapsamına giren uluslararası taşımacılık hizmetlerinde Şirketinizin yurtiçi firmaya organizatör firma olarak düzenleyeceği faturada KDV hesaplanmayacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
Üst