Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 253)

253 SIRA NO’LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete Tarihi: 22/01/1997
Resmi Gazete No: 22885

Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi mükellefleri tarafından düzenlenmesi zorunlu belgeler ile tutulmakta olan defterlere ilişkin olarak uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
A – SEVK İRSALİYESİ DÜZENLEMESİ İLE İLGİLİ HUSUSLAR :

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, sevk irsaliyesi düzenlenmesi bazı tereddütlerin bulunduğu tespit edilmiş olup bu tereddütleri gidermek bakımından aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

1 – Kamu Kurum ve Kuruluşları tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri :

Bilindiği gibi, 173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (C) Bölümünün 1/h bendinde; Belediye, Et ve Balık Kurumu, Orman İşletmeleri, Etibank İşletmeleri, Tekel İdareleri ve benzeri kamu kurum ve kuruluşlarınca satılan çeşitli mamullerin sevkiyatında sevk için düzenlenen belgelerde malın cinsi, miktarı, alıcının adı ve soyadı veya varsa ticaret unvanı, vergi dairesi ve hesap numarasının bulunması halinde bu belgelerin sevk irsaliyesi olarak kabul edileceği ve Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenecek olan sevk irsaliyesinin ayrıca aranmayacağı açıklanmıştır.

Aynı bentte, keza Maden Kanununa göre maden sevkine ilişkin düzenlenen belgeler ile uluslararası taşımacılıkta kullanılan hamule senedi, konşimento gibi belgelerin ve gümrük giriş, çıkışlarında nakil vasıtalarındaki malların mevcudu tespit edilip mühürlendikten sonra Gümrük İdarelerince verilen resmi belgelerin de sevk irsaliyesi. olarak kabul edileceği belirlenmiştir.

Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, Belediyeden, Et ve Balık Kurumundan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından, Etibank İşletmelerinden, Orman İşletmelerinden veya buna benzer kurum ve kuruluşlardan satın alınan çeşitli mamullere ilişkin düzenlenen belgeler, Maden Kanununa göre tanzim olunan maden sevk fişi veya Orman İşletmeleri tarafından düzenlenen nakliye teskereleri veyahut buna benzer belgeler ile alınan ürünün taşınması sırasında malı taşıyan mükelleflerden ayrıca sevk irsaliyesi de düzenlemelerinin istenildiği anlaşılmıştır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, maden sevkiyatlarında, Maden Kanununa göre düzenlenen maden sevk fişi, uluslararası taşımacılıkta kullanılan hamule senedi, konşimento gibi belgeler, gümrük girişi sırasında Gümrük İdarelerince düzenlenip verilen resmi belgeler, Orman İdarelerince düzenlenen nakliye teskereleri ve buna benzer belgeler, alınan ürünün alıcı veya satıcı tarafından taşınıp taşınmadığına bakılmaksızın sevk irsaliyesi olarak kabul edilecek ve satın aldığı malı kendi araçlarıyla taşıyan veya bir nakliyeciye taşıttıranlardan ayrıca sevk irsaliyesi düzenlemesi istenmeyecektir.

Ancak, yukarıda sayılan kurumlardan satın alınan ve bu kurumlar tarafından düzenlenen belgelerle sevk edilen emtianın mükellefin iş yerine gelmesinden sonraki taşıma işlemlerinde, sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıma sırasında taşıtta bulundurulması zorunludur.

2 – Sevk irsaliyesinin düzenlenmesinden sonra emtianın sevk edilmesi :

Mükellefler tarafından Bakanlığımıza yapılan başvurularda, yoğun sevkiyat programları dolayısıyla sevk irsaliyelerinde yazılı emtiaların aynı gün sevk edilemediği ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi ile malın fiili sevk tarihi arasında farklılıklar olduğu ve bu nedenle de yapılan denetimler sonucu adlarına ceza kesildiği bildirilmektedir.

Sevk irsaliyelerinde Vergi Usul Kanununun 230 ve 231 inci maddelerinde yer alan bilgilerin bulunması zorunlu olduğundan, sevk irsaliyesinde düzenlenme tarihinin mutlaka bulunması gerekmektedir.

Bu Genel Tebliğ ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 ve 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, sevk irsaliyelerinde tanzim tarihi yanında ayrıca bir sevk tarihinin yer alması uygun görülmüştür.

Buna göre, tanzim tarihi ile fiili sevk tarihi sevk irsaliyeleri üzerinde ayrı ayrı yer alacaktır. Tanzim tarihi ile sevk tarihinin aynı gün olması halinde de bu tarihler ayrı ayrı kaydedilecek, herhangi birine yer verilmeksizin düzenlenen sevk irsaliyeleri hiç düzenlenmemiş sayılarak özel usulsüzlük cezası kesilecek ve bu tespitler işyeri kapatma cezasının uygulanmasında dikkate alınacaktır.

Sevk irsaliyesinin merkezde bilgisayarla düzenlenmesi ve düzenleme tarihinden sonra emtianın sevk edilecek olması halinde, fiili sevk tarihi bu belge üzerine elle yazılabilecektir. Ayrıca, bu Genel Tebliğin yayımı tarihinden önce bastırılan veya tasdik ettirilen sevk irsaliyelerenini mevcutları tükenene kadar fiili sevk tarihinin elle yazılmak suretiyle kullanılması mümkün bulunmaktadır.

 

B – YURT DIŞINDA FAALİYETTE BULUNAN MÜKELLEFLERE YAPTIRILAN İŞ VE HİZMETLER KARŞILIĞINDA ALINAN BELGELERLE İLGİLİ İŞLEMLER :

Vergi Usul Kanunun kayıt nizamına ilişkin 215 inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş 227 nci maddesinde de “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.

Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelenir düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.

C – DEFTER TASDİKİ :

Bilanço esasına göre defter tutacak birinci sınıf tacirlerin belirlenmesine ilişkin hadler, 7.1.1997 tarih ve 22870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 13.12.1996 tarih ve 96/8954 sayılı kararı ile artırılmıştır.

Sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı mükelleflerin kanuni defterlerini tasdik ettirme süresi bitimi olan 31.12.1996 tarihinden sonra yayımlanmış olduğundan, defter tasdik ettire süresi bütün mükelelfler için 31.1.1997 günü mesai saati sonuna kadar uzatılmıştır.

Buna göre, 31.1.1997 tarihi mesai saati bitimine kadar defterlerini tasdik ettiren mükellefler adına Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesine göre usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.

Yukarıda sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararının yayımından önce bilanço esasına göre defter tasdik ettirmiş olup, söz konusu kararda yer alan hadler ve Vergi Usul Kanununun 179 uncu maddesi hükümlerine göre II. sınıf tacir sayılanlar, diledikleri takdirde bu tarihe kadar işletme defteri ve tasdiki zorunlu diğer defterlerini tasdik ettirebileceklerdir. Ancak bu mükellefler durumu yazılı olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildireceklerdir.

D – BELGE BASIM VEYA TASDİK İZNİ VERİLMEDEN ÖNCE MESLEKİ TEŞEKKÜLDEN YAZI İSTENMESİ :

243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (F) bölümü ile getirilen, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca notere belge tasdik ettirmek veya Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğe göre anlaşmalı matbaalara belge bastırmak isteyen mükelleflerden bağlı bulundukları oda veya mesleki teşekküllerden yazı istenmesine ilişkin zorunluluk bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır(*)

Tebliğ olunur.

(*) 257 No.lu Genel Tebliğle Kaldırılmıştır.